Kelimelerin Gücü

Bu zamana kadar negatif bir çok şeye maruz kaldık. Kendi içimizdeki pozitif-negatif dengesi hem dışarıdan etkenlerle hem de bizzat kendi yarattıklarımızla sürekli alt üst oldu durdu. Ancak artık bu devri kapatıyoruz. Sizi bu yılgın halinizden çekip çıkartmak için önce edebiyatınızla oynayacağız.

Biliyorsunuz ki hayatta her şey tam zıttıyla varlığını sürdürür. Bu durum kullandığımız kelimeler için de geçerli. Çoğunlukla bir cümlenin tam tersi bir anlam ifade etmesini istediğimizde -me/ma ekini kullanmayı tercih ettik. Ve alışıla gelmiş olduğumu kelimeler hep negatife hizmet eden kelimelerdi.

Sizce de bu gezegen negatife yeterince hizmet etmedi mi?

Artık bulunduğunuz konumu pozitifle desteklemek ve en önemlisi dengelemek vakti geldi sevgili can parçam. Günlük hayatınızda bunu bir anda oturmanızı beklemiyorum sizden. Bu benim de yeni yeni alıştığım bir durum. Ancak zamanla bu bebek adımlarımız büyüyecek ve sizleri de podyumlarda göreceğiz.

Pozitif kelimelerle konuşmaya, dileklerinizden, hayallerinizden, umutlarınızdan başlayabilirsiniz.

Haydi gelin örneklerle pekiştirelim

“Hastalıkların olmadığı, coronanın olmadığı bir dünya istiyorum” yerine

“Bu dünyaya şifa istiyorum” “Bu dünyanın şifalanmasına niyet ediyorum”

“Artık ağlamak istemiyorum” yerine

“Artık neşeli bir hayata niyet ediyorum.”

“Çocukların aç kalmadığı, kadınların şiddet görmediği, insanların işlerinde ezilmediği bir toplum istiyorum” yerine,

“Her çocuğun ihtiyacı olan gıdaya ve eğitime kolaylıkla ulaşabildiği, kadınların ve erkeklerin, kısaca insanların birbirlerine saygı, sevgi ve hoşgörüyle yaklaştığı, insanların toplum içerisindeki bireysel haklarının korunduğu ve bunlara özen gösterilen bir toplumda yaşamaya niyet ediyorum”

“Borçlarımdan kurtulmak istiyorum. Artık borç ödemek istemiyorum” yerine

“Maddi manevi tüm ihtiyaçlarımı kolaylıkla karşılayabilmek istiyorum”

Biz ağzımızdan çıkan her şeyi anlık da olsa gözümüzde canlandırıyoruz aslında. Bunu çoğu zaman fark etmiyoruz bile. Dolayısıyla, istemediğiniz bir şeyi belirttiğinizde gözümüzde imgelenen de tam olarak o istemediğimiz şey oluyor.

Haydi şimdi sizi kendi bilinçaltınızla konuştuğunuz bir hikayenin içine alalım. Burada bilinçaltınızı temsilen konuşmayı veya dilinizi bilmeyen bir çocuk getirin gözünüzün önüne. Bu çocuktan kesinlikle o kenarda duran vazoya dokunmamasını isteyeceksiniz. Ancak çocuğa o vazoyu işaret ediyorsunuz. Sizce çocuk işaret ettiğiniz vazoya baktığında sizin aslında ona dokunmaması gerektiğini söylemeye çalıştığınızı anladı mı? Yoksa gidip o vazoyu almasını söylediğinizi mi sandı? İşte durum temel olarak öyle.

Her kelimenin zıt anlamlısı mevcuttur. Problemin karşılığı çözüm, hastalığın karşılığı şifa, hüznün karşılığı neşe… şişman yerine fit…

Size pozitifini söyleyeceğim negatif cümleleri bir türlü bulamayışıma ne demeli peki? Ama siz durumu anladınız sanıyorum.

Son olarak şunun da altını çizmeliyim ki sizden sürekli pozitif olduğunuz ütopik bir hayat yaşamanızı beklemiyorum. Sizden beklediğim bu zamana kadar dengenizi bozan negatif enerjilerin karşılarına bir o kadar pozitif enerji koyup kendinizi dengeye alabilmeniz.

Pozitifiyle negatifiyle, iyisiyle kötüsüyle, aydınlığıyla karanlığıyla bir bütünüz. Ancak siz bu zamana kadar hep siyah köpeği beslediniz. Şimdi sıra beyaz köpeğinizi de siyahla eşit hale getirme zamanı. Ama şunu da unutmayın, bu iki köpek de sizin.

Şimdi sizden önümüzdeki bir hafta için bunu denemenizi ve ağzınızdan çıkan her söze dikkat etmenizi istiyorum. Ne kadar sıklıkla hangi köpeğinizi besliyorsunuz? Ve hemen düzeltmeyi deneyin. Bir süre için bile olsa uygulamayı deneyin.

Neler kazandığınızı gördüğünüzde bir daha konuşalım 🙂

Sevgiyle ve ışıkla,

Katre Gizem

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devletbilgi.com | Personel Alımı, Memur Alımı

Up ↑