Hücresel Boyutta III. Dünya Savaşı / Merhaba CORONA

“Makro evren ile mikro evren birbirinin yansımasıdır.”

Her geçen gün, yıllar önce bir eğitmenimden duyduğum şu sözlerin ne kadar haklı olduğunu görüyorum.

Geçtiğimiz günlerde, bu corona haberlerinden bir süre önce, bir “yogi”nin söyleşisini dinlerken orada şöyle bir diyalog geçmişti. Ve ben işte tam o anda çok büyük bir aydınlanma yaşadığımı itiraf etmeliyim. Bu konu ile ilgili bir yazı hazırlamayı düşünüyordum ki çok geçmeden corona virüsü haberleri yayılmaya başladı. En nihayetinde de bizim ülkemize kadar girdi.

Neydi benim beynimde ışıklar yakan bu diyalog?

“Sence insan vahşi bir varlık mı?” diye sordu kadın.

“Evet,” dedi Yogi “biz insanlar daha hücresel boyutta bile savaşa meyilli varlıklarız.”

Bazılarımız, bu dünyaya saf, tertemiz enerjilerle geldiğimizi ve zamanla bilinçlerimizin diğer yargılar tarafından kirlendiğine inandı. Bazısı insanın doğuştan vahşi olduğunu söyledi ve “Bakın” dedi oyuncağını parçalamaya çalışan küçük bir çocuğu göstererek. Sen, sevgili dostum! Bunlardan biri olabilirsin ya da bambaşka bir bakış açın olabilir.

Nihayetinde insan, doğuştan veya sonradan, vahşi bir varlık ya da vahşi bir varlık haline geldi. Daha hücresel boyutta başlıyoruz savaş açmaya. Bizim vücudumuza ait olmayan bir organizmayı fark ettiği anda bütün hücrelerimiz askeri duruşa geçiyor. Bize uymayan fikirlerle ise düşünce boyutunda savaşıyoruz. Hiçbir şey söylemesek bile kafamızın içinde savaşıyoruz onlarla. Ve en nihayetinde, bazılarımız, dilimizle savaşını resmiyete döküyor. Hareketleriyle ortaya koyuyor. Ve ne yazık ki bazılarımız ise, somut şiddet örnekleriyle taçlandırıyorlar bu vahşeti.

Virüslerle Savaşmasak Mı?

Yogi olma yolunda bir bireyin, eğitimlerinin ve yaptığı çalışmaların sonucu olarak bir süre sonra, artık hastalanmadığını, vücudunun virüslerle ve mikroplarla savaşmayı bıraktığını, bunun yerine onları metabolizmasından geçirip bir şekilde dışarı gönderdiğini, yani çok yüksek bir bağışıklık kazandığını biliyor muydunuz?

İlk duyduğumda çok şaşırmıştım ben de.

Dahası da var…

Bu corona haberleri sağ olsun, bizleri yarasalar hakkında da bilgilendirdi. Biliyorsunuz ki ilk çıkan haberler bu yöndeydi. Herkes yarasaları araştırmaya başladı. Birçok teori ortaya atıldı. Tüm bu süreçler yaşanırken ben de payımı aldım ve bir şey öğrendim. Bir yarasa, vücudunda 3000-4000 çeşit virüsü, kendisine hiçbir zararı dokunmadan barındırabiliyormuş. Aynı şekilde bizler bazı virüslere karşı, tarihin bir dönemine kadar etkileniyorken, bir döneminden sonra bağışıklık kazandık. Bazı virüslerden etkilenebiliyorken bazılarından etkilenmiyoruz. Yine bu virüse bazı bünyeler tepki gösterirken bazıları taşıyıcı olduğundan bile bir haber, onunla gül gibi geçinip gidiyor.

Savaşma! Seviş!

Ama Eşşeğini De Sağlam Kazığa Bağla

İşin özü şöyle ki can dostlarım,

Bir kişi, nasıl ki kendisini psikolojik olarak hasta edebiliyorsa, aynı şekilde iyileştirme ve güçlendirme yeteneğine de sahiptir.

Daha hücresel boyutta çıktığımız bu savaşta, yine acı çekenler biz oluyoruz. Işığın yolunu seçecek ve iyiye yöneleceksek, daha hücresel boyutlarda uzlaştırıcı olmayı öğrenmemiz gerek. Bunun mümkün olduğunu sizlere dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Gereken diğer detayları da yogilerin anlatımlarını dinleyerek, araştırarak geliştirebilirsiniz.

Gelelim tedbir boyutuna.

Ben virüslere karşı çok bağışıklık sahibi bir kişiyim diyelim, ben bir yogiyim diyelim ya da ben birçok çalışma yaptım ve bunu başardığıma inanıyorum diyelim…

“Tedbir kuldan, takdir Yaradan’dandır” sevgili dostlarım.

Senin vücudun kuvvetli olabilir ama başkasına taşıyıcı olabilirsin. Senin vücudun kuvvetli olabilir ama ruhun zayıf düşebilir. Bir çok seçenek olabilir. Onun için tedbiri elden bırakmamak da bir o kadar önemlidir.

Sevgiyle ve ışıkla kalın,

Katre Gizem

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devletbilgi.com | Personel Alımı, Memur Alımı

Up ↑