“Hayal” Deme “Plan” De..!

Bazen biliriz de uygulamayız ya hani… İşte yine öyle bir durum.

Belki siz de biliyordunuz… Unuttunuz veya bu zamana kadar hep ertelediniz. Belki de ilk defa şimdi burada öğreneceksiniz. (Yeni gelenler önceki yazıları bir kurcalasın derim)

Biliyorsunuz ki, iki sene önce Kore’ye gidebilmek için bir totem yapmış ve Photoshop kullanarak kendime elimde Kore bileti olan bir resim hazırlamıştım. Bu resmi telefonumun ekran fotoğrafı yapmış ve birkaç ay sonrasında da gerçekten planlar yapabilecek imkanlara erişmiş, biletimi almıştım. Kore’ye gitmeyi 2012 yılından beri istiyordum. Totemi 2017 Ekim ayında yaptım. 2018 Haziran ayında da -ki doğum günüme denk gelebilsin diye bu tarihi seçtim- 40 günlük bir Kore gezisi yaptım.

Çok çok öncesindeki telefon totemlerimi de IGTV videolarımdan biliyorsunuz. Bilmeyenlere linki şuraya bırakıyorum.

Ben şimdi yine kolları sıvadım yeni bir totem yapmaya

Bu sefer daha büyük, daha planlı bir totem oldu. Her zaman içimde bir yerlerde istediğim, online işler yaparak dünyayı gezme, bu serüvende karşıma çıkan insanlarla ışığı, bilgilerimi paylaşma, onlardan yeni bilgiler, anlamlar alma ve en önemlisi doğa ile bütün bir hayat yaşama arzum için bir plan kurdum. Bu fotoğraflarda yazıya dökülmemiş alt planlar da mevcut. Mesela Haziran’dan itibaren artan bir ivmeyle sosyal hayata geri döndüğüm bir plan çizdim. Çünkü dileğim sadece kendimi değil, bütünü de kapsıyor. Tüm bu pandemi paniğinin en geç Haziran’a kadar sonlanmasına dair bir enerji de bu plana dahil.

Şimdi ise totemlerimize yeni bir boyut kazandırma vakti

Hayat paylaştıkça çoğalır sevgili dostlarım. Yaptığımız totemleri, tıpkı benim şimdi sizinle paylaştığım gibi, siz de çevrenizdekilerle paylaşın. Her gören kişi bir kez daha desin… Evrende o düşünce, o ses, o enerji bir kez daha, bir kez daha yankılansın. Senin enerjine enerji katsın.

Bu hayata neden geldin? Ondan ne bekliyorsun? Hadi tipik bir işveren gibi şunu da sorayım: 5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun? Hatta boşver 5 yılı, 1 yıl sonra kendini nerede görüyorsun? Hayatın için istediğin maddi güçleri bir kenara koyduğun zaman, misyonun ne? Vizyonun ne? Hep söylemiyor muyum sana, ne istediğinde net ol diye?

İşte şimdi kalkma, silkelenme zamanı. Hazır hiç bahaneniz de yokken, evlerinizde kendinizi dinleme, iç dünyanıza dönme fırsatını yakalamışken, alın kağıdı kalemi elinize ve başlayın. Sonra paylaşın insanlarla, büyütün enerjinizi. Sizinle paylaşanlara da enerji olmayı, onların enerjisini büyütmeyi de ihmal etmeyin.

Totemleriniz için ipuçları

Şimdi sizlere, kendi kullandığım yöntemlerden ve dikkat ettiğim detaylardan bahsedeceğim. Ama şunu tekrar hatırlatayım ki seçenekleriniz sonsuz. Aklınıza gelecek olan daha yaratıcı fikirleri de kendinize özel olan o toteminizde kullanabilirsiniz. Bu konuda içinizden gelen sese kulak verin.

Ben plan yaparken genelden özele gitmeyi tercih ediyorum. Burada en genel durum benim hayat misyonum ve vizyonum haliyle. Yani, dünyayı gezmek ve insanların hayatlarına dokunmak istiyorsam ama villa totemi yapıyorsam, sabit maaşla bir şirkete takılıp kalmayı planlıyorsam -basamak olarak kullanılacak durumlar hariç- bunlar birbirine tezat şeyler olacağı için enerjide karışıklığa sebep olabilirler. O yüzden genel hayat felsefenizi netleştirip onu parçalara bölün. Sonra bulunduğunuz zamana en yakın olan parçayı alın ve onu da basamaklara bölün.

Bir hedef koyduysanız bunun tam tarihini de netleştirin. Örneğin kendi iş yerinizin sahibi olmak istiyorsunuz diyelim. Hep hayaliniz, bir gün başkasının emri altında çalışmamak. Ama henüz ne iş yapacağınızı bile bilmiyorsunuz. Emekli olana kadar bekleyecek misiniz?

Diyelim her şey belli oldu. Artık bunu şematize etmeye geldi sıra. Yukarıdaki fotoğraftaki gibi dönemsel bir plan tablosu hazırlayabilirsiniz. Photoshop yeteneğiniz varsa, yeteneği olan tanıdığınız varsa veya -mış gibi yapabileceğiniz bir ortam varsa o hayalin gerçek olduğunu size hatırlatacak bir fotoğraf hazırlayıp baş köşenize koyabilirsiniz.

Tüm duyu organlarınızın o algıyla aktive olduğundan emin olun. Bol bol fotoğraflardan yararlanın. Benim telefonun zil sesini değiştirmem gibi işitme duyunuza hitap edebilirsiniz. Diyelim ileride bir pasta dükkanı açmak istiyorsunuz, sürekli o kek kokularına maruz kalın. Gözlerinizi kapatın ve o anları yaşayın. Dokunma duyunuzu da kullanabilirsiniz. Bir araba mı istiyorsunuz, önce bir anahtar edinin. Evinizin anahtarının yanında sizinle gezsin mesela. Kitap yazmak istiyorsunuz diyelim. Evdeki kitaplarınızın birinin dışını kaplayın ve üzerine kitabınızın adını, kendi adınızı yazın. Hatta içinin ilk sayfasına da imzanızı atabilirsiniz.

Seçenekler çoğaltılabilir sevgili dostlarım. Hatta aklıma gelen her ihtimali yazmaya kalksam küçük çaplı bir kitaba bile dönüşebilir. Ama işin özünü anladığınızı varsayıyorum.

Şimdi ben kelimeleri sizlere bırakıyorum.

Bakalım ne şahane planlar ve hedefler çıkacak o gönüllerden.

Işıkla kalın,

Katre Gizem

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devletbilgi.com | Personel Alımı, Memur Alımı

Up ↑